2 Mayıs 2012 Çarşamba

Demirdöküm Servis Bursa

sevgili ekşi itiraf, ekşi sözlük'de ne çok düşüncelerimi paylaşan insanlar varmış lan. böyle giderse sana yazmaya gerek duymadan artık onlar ile konuşacağım haberin ola. * Demirdöküm Servis Bursa insan sevdim sözlük. bildiğin bir insan. cidden sevdim. ölesiye de sevebilirdim. ama olmadı. neden olmuyor bazı şeyler sözlük. neden eşit değil bu sevmek işi? neden eşit sevemiyoruz? neden hep bir tahterevalli şu sevme işi? biri sevmek için asılınca diğeri yükseğe çıkıyor da neden bir türlü dengeye oturmuyor? tavşanım öldü... yaklaşık bir yıldır neşe kaynağımdı. bahçede, yerden 1 m yukarıda kafesinde benim gelmemi beklerdi. lahmacun bile yerdi. bazen bizim hanımdan gizli eve alırdım, köşelere işerdi. bütün gece kafamı koklayıp beni uyutmadığını bilirim. sabah bikaç dilim elma verirken kafesteki karton kutunun içinden çıktığını gördüm. havalar soğuk, akşam ben şu kafesin etrafını karton parçalarıyla kaplıyım da hem üşümesin hem de kedi köpek gelirse görmesin dedim. öğleden sonra sözlükte takılırken bi ara sesler duydum ama çocuklar oyun oynuyo sandım ve çıkmadım. akşamüstü telin etrafını kapatmak için bi parça kartonla yanına gittiğim an korku filminden bi sahne gibiydi. her zaman bembeyaz tavşanımın koşturup durduğu kafesin içinde iki tane kocaman alacalı bulacalı çirkin köpek oturuyodu. bikaç saniyelik afallamadan sonra o anın gerçek olduğunu anladım. köpekler kafesin yan telini delip içeri girip tavşanı boğmuşlar. köpekleri kovaladıktan sonra tavşanımı gördüm. her zaman kıpkırmızı olan gözleri simsiyahtı. beyaz tüyleri ise kirlenmişti. açıkçası köpeklere kızmadım çünkü bu hayatın gerçeği. kendime kızdım daha çok. acayip vicdan azabı duyuyorum şu anda. ya sabah kapatsaydım kafesin etrafını... ya sesleri duyunca bi zahmet çıksaydım dışarı... sabah onun için aldığım çikilop ve 3 kiloluk lahana mutfakta duruyo. çoook üzüldüm be çoook...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder