4 Mayıs 2012 Cuma
Bursa Demirdöküm Servisi
ahmet amca sesleri duyunca elindeki uzun ince sopayla geldi. "ne yapıyorsunuz lan burda defolun gidin burdan, size bi daha burda görürsem bacaklarınızı kırarım itoluitler, deyip koşturdu arkalarından... belinden çıkardığı keseri çocukları korkutmak için bi iki defa sağa sola salladı. kaçıştılar hepsi, tombul popolarının ardından bakarken.
sonra kediye baktı, yere çömeldi. kedinin karnını yokladıktan sonra bu hamileymiş dedi kısık bir sesle. ahmet amca nedense hep soğukkanlıydı bu gibi durumlarda. koca adam ağlayacak hali yok ya diye düşünürdüm. sonra bana sen eve git, ben çaresine bakarım. yaralarına pansuman yapayım dedi sessizce. sesi biraz tuhaftı.
Bursa Demirdöküm Servisi
eve girdiğimde, kesif kokusunu apartman girişinden duyumsadığım akşam için yahni yapan anneme, olan biteni, başımdan geçenleri anlattım. soğanlı ellerini yüzüme sürdü, "ağlama oluşum, ahmet amcan kediyi ne yapar ne eder iyi eder" dedi. nasıl ağlamayım anne "soğanlı ellerini gözüme sürüyorsun" demek istedim. diyemedim. parmağımı dudağıma bastırdı sus yaptı hadi odana git dedi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder